29 Şubat 2012 Çarşamba

Zeynep Chicago'da

Merhaba,

Zeynep bugün yine yumurta yedi ve aynı geçen haftaki muhabbetlerin bir kademe iyisini yaşadık, o yüzden bugün neler yaptığımız yerine size Zeynep'in Mayıs 2011 tarihinde ki Chicago yolculuğundan kareler paylaşarak ve notlar düşerek bir yazı yayınlamaya karar verdim.

Öncelikle 1 yaşındayken götürdük Zeyno'yu Amerika'ya ve THY ekibine burdan teşekkürler, çok nazik ve çok anlayışlı davrandılar bize ayrıca dönüşümüzdeki ekipte aynı oranda anlayışlı ve nazikti. Buradan anladım ki THY ve Zeyno ile her yere gidilebilir. :)

Belirtmek isterim ki Zeynep 11 saatlik yolculuğun sadece 2 saati uyudu,  9 saat uyanıktı. Uçağın arka kısmında ne oyunlar oynadı host ve hosteslerle. Bir kere birşey demediler saolsunlar.

Babamız Chicago'ya daha önceden gittiği için ziyaret edeceğimiz müzeler, gideceğimiz parkları ayarlamıştı.


Zeyno Chicago Rainforest Cafe'de


Zeyno okul gezisindeki çocukların arasına karışma çabasında.


 Zeyno Chicago Adler Planetarium'da.

Taaaa taaa işte Zeyno.
                                                          Ve Zeynep bayılır yorgunluktan.

                                              Yeni arkadaşlar hemen bulunur Navy Pier'da.
Ferris Wheel'de biraz tırstık, özellikle en yukarda.
Bu arada tırsan Fatih ve ben'dik, Zeyno'nun keyfi yerinde.

                                                          Yine yeni insanlar ve Zeyno.

Bizim her yerde halimiz böyle, herkesle konuşuruz ve bir anda grup oluruz, öyle bir çocuk işte, cana yakın kelimesi az onun için.

                                        Chicago Shedd Aquarium'da kızım yunusları beklerken.

 
Bu arkadaşların menşei neresi bilemiyorum?
Zeynep kendine yakın bulmuş oturmuş yanlarına :).


                                                  Ve hepimiz için bir ilk; Beyzbol maçındayız.  

Ailece Chicago Cubs taraftarıyız.

                                                     Chicago Hilton çalışanları ve Zeynep.

                               Şimdi de İrlandalı kızları bulmuş benim ki veya onlar onu bulmuş.
Herneyse!
                                    Ve görüldüğü üzere Zeynep Hanım Cheesecake Factory'de.

Nachos, tadı hala damağımda, olsada yesek.


Bu ablalar kendi hallerinde kağıt oynuyorlardı.
Yerde duran oyuncak Zeynep'in ve sevimlilikler yaparak gruba dahil olmaya çalışıyor.
Oyuncaklarını da gözden çıkarmış, atmış onların sınırları içine.



Ve daha sonrasında yanlarına oturmuş, onlardan biri olmuş. Komik kız.

                                                        Ve Zeyno memlekete döner.
Dönüş yolunda sadece 2 saat uyanıktı, ama Fatih'le bende onun kadar çok uyuduk. Bir sıra o kadar dalmışız ki, Zeynep patates çuvalı gibi koltuktan aşağı düştü, neyse ki bebek çantasının üzerine düştü ve canı yanmadı hiç. Ama bize çok söylendi, vıdı vıdı etti tekrar uykuya dalana kadar. Bize de yuh olsun gerçekten.

Müthiş bir tecrübeydi hepimiz için çok güzel günler geçirdik hep birlikte, tabi yorgunluğuda cabası.

28 Şubat 2012 Salı

Zeyno'nun Bugünkü Banyo Sefasından Görüntüler

Zeyno'nun en son oyuncağı, kendisi bir musluk, harika birşey, 2 tane kalem pille çalışıyor. Altta bir motorlu fan var, o kısım suyun içinde kalıyor ve suyu yukarı doğru pompalıyor, suda sonra musluktan akıyor. Pazar günü Imaginarium' dan aldık annemle. Görünce çıldırdı, 'çalıştır, çalıştır' dedi. Eeee tabi hemen bir yıkanma faslı başladı.


Hayretle bakıyor oyuncağına. Çok eğlenceli bir alet. Biz pazar gününden beri yine hergün yıkanıyoruz bu oyuncak nedeniyle, dışarda da kar yağıyor. Dün 2. defa yıkanmak isteyince kovaya su koydum, yere havlu, kovaya da taktım oyuncak musluğunu oynadı durdu. Bizim salon da havuz kenarına döndü.

Bugün artık hevesini alsın diye hiç müdahale etmedim, en sonunda 'anne yıkı, yıkı' dedi. Yani anne beni yıka demek oluyor, heralde yarım saat kadar kaldı suda Zeynoş. Böylece oyuncağına da, suya da doydu sanırım. Yarın halimiz ne olacak görüceğiz.


İşte burada da annesini beklerken. Kremlenme faslı başlayacak, ben onu, o tavşanını kremleyecek. Arada da kremleri çaktırmadan yalayacak ellerinden. Krem yiyen çok çocuk var mı acaba yoksa sırf Zeynep mi?

27 Şubat 2012 Pazartesi

Zeynep'in Parmağı Yandı

2011 yazında Zeynep'in sol elinin serçe parmağı yandı.

Nasıl mı?

Garanti Bankası Yeşilyurt şubesindeydik, benim fazlasıyla hareketli kızım muttfaktaydı (ne işimiz var bankanın mutfağında, pes bize) ve bende peşindeydim. Sadece 2 saniye gözümü üzerinden ayırdım ve bir çığlık duydum. Su sebilinin kaynar bölümüne basmış ve yanmış. Aslında ucuz atlattı çünkü sadece 1 parmağı yandı.

Evimizde de su sebili vardı yani ne işe yaradığını biliyordu, tabi ben sıcak bölümünü iptal etmiştim ve iki tarafından da normal su akıyordu. Zeynep' te açıp duş alır gibi altına giriyordu (Bütün kıyafetleriyle). Sonrasında Zeynep'i soy, kıyafetlerini değiştir, bezini değiştir, tekrar giydir.

Zeynep'in suya olan aşkı o kadar ki gidenler bilir Asos'un suyu buz gibidir. Öyle herkes cup diye dalamaz.
Zeynep 1.5 yaşındaydı babasının kucağına atlardı hiç tereddütsüz, üstünede buz gibi duş alırdı.

Nerede olursa olsun, hava soğukta olsa sıcak ta olsa, su bizim birinci aşkımız. Yıkanmak bizim için büyük keyif. Kışın hergün yıkandığımız oluyor çünkü aklına bir kere yıkanmak gelirse vazgeçirmek imkansız.
Banyo maceralarını başka bir yazıda yazmayı düşünüyorum.

Suyu sevdiği kadar Zeynep bir de soğuk havayı, buzu seviyor. Yaz kış demeden buz yiyoruz ve buzlarla oynuyoruz. Bunun içinde herhangi bir engellemem yok çünkü hiçbir zararını görmedim. Çocuğum buzla oynuyor veya soğuk havalarda hergün yıkanıyor diye hiç hastalanmadı. Allah nazarlardan saklasın bugüne kadar zaten  hiç hastalanmadı. Tek problemimiz gıda alerjimiz.

Parmağı yanınca hemen bir eczaneye girdim, parmağı için Anestol ve Stilex aldım. Çığlık çığlığa ağlayarak eve geldik ve bir kase buz koydum önüne ki oynasın acısı azalsın diye.

Yanık acısı ne kadar kötüdür biliyorum çünkü 2008 yılında sıcak su torbası patladı üzerimde, sağ kolum ayrıca bedenimin sağ tarafında parça parça yanıklar meydana geldi. İlk 4 saat korkunçtu diyebilirim ki ben pratikte 6 teorikte 7 ameliyat geçirmiş bir insanım. Neyse ki ne iz kaldı ne birşey.

Zeyno ya gelirsek en büyük aşkı su yüzünden çok acı çekti. Bir kere yandı bir daha ellemez diye düşünüyordum, ancak öyle olmadı. Nerede görse hemen bir el atıyor su sebillerine.

Herşey bir anlık insan gözünü hiç ayırmamalı valla.

Bu resimden aklıma geldi parmağının yandığı.
Sol el serçe parmağa dikkat.


24 Şubat 2012 Cuma

Zeynep'in Gymboree Resim Dersi 1

Dün Gymboree'de ilk defa resim dersine gittik. Bugüne kadar götüremememin nedeni Zeynep'in herşeyin tadına bakması (bebeklerin boncuktan gözlerini yutmuşluğu var), sonradan da beğenirse yutması.

Ama çocuğunuz ağzına herşeyi götürmüyorsa kesinlikle tavsiye ederim. Geçen hafta da müziğe götürmüştüm mesela ama onu resim dersi kadar yaratıcı ve etkileyici bulmadım.

Benden Gymboree resim dersine tam 10 puan gitti.

Zeyno lacivert elbiseli olan
Kendilerini kaybetmemişler mi?


 

Resim dersinde kırmızı mercimek çılgınlığından önce Zeyno ve arkadaşları yapıştırmalı, boyamalı bazı aktiviteler yaptılar. İşte Zeyno'dan çıkan eserler;

         

Öyle birşey ki çocuk sahibi olmak, her yaptığı muhteşem geliyor insanın gözüne. Oysa ne var dimi bunlarda, bana göre özellikle şu sağdaki çok güzel, yapılma aşaması ise herşeye bedel bir tecrübeydi. Valla biz gelecek hafta ki resim dersini sabırsızlıkla bekliyoruz.

23 Şubat 2012 Perşembe

Senem'in Mothercare serüveni


 

Mothercare deyince saçları diken diken olan bir insan var mıdır? Evet o benim. İlk olarak Zeyno ya Mothercare den dönence aldım. İnce elleyen ve sık dokuyan bir insan olarak ne aradım ne aradım, internetten ne inceledim, araştırdım. Sonunda asıl istediğim olanı Türkiye'de bulamadım ve mağazada bulunanlar arasından en beğendiğimi aldım. Bulursam resmini ekleyeceğim.
Dönence 1 ayda bozuldu, geri aldılar ama ben aynısından istesem de başka olmadığı için dönencesiz kaldık.


Neyse Mothercare den ne aldıysam (oyuncak) bugüne kadar her seferinde ya bozuldu ya da içinden eksik parçalar çıktı. Yani her defasında 2. sefer gittim ve değişim veya geri iade yaptım. Sinirim asabım bu nedenle.

Gçen haftalarda abim Zeyno'ya Mothercare'den piyano aldı ve çok beğendim. Akşam eve geldim, kurdum ve tabi ki çalışmadı. Bir gün sonra 3 mothercare gezdim sonunda kavuştu Zeynep çalışan piyanosuna.

İşte olay burda başladı; 3 tane Mothercare gezerken, eski değişimlerimin de bende yarattığı stresle, sinirler gevşedi bende. Ben değişimi yapmaya çalışırken, annem tuttuğu elbiseyi, hırkayı, montu bana gösteriyor, bende aaaaaaaa çok güzelmiş tamam olsun, şu olsun, bu olsun diyorum. 1 torba kıyafet aldık Carousel Mothercare'den, ama piyano yokmuş. Tuttuk Marmara Forum Mothercare'ın yolunu 1 tane orda varmış çünkü. Bulduk, biraz uğraştan sonra aldık. Eve geldik kurduk, çalıştı.


Mothercare'den hiç bir kıyafet almam diyen ben, annemin aldığı 1 torba kıyafeti döktüm yatağın üzerine bakıyorum neler almışız diye. Ne göreyim hepsi 1.5 - 2 yaş, Zeynep 23 Mart 2012 de 2 yaşında olacak ve küçük bir çocukta değil. Aşk olsun anne!



1 torba kıyafeti değiştirmek için 5 tane daha Mothercare dolaştım. Bana iyi oldu çok büyük konuştum bin tane laf ettim Mothercare'a şimdi seve seve giydiriyorum Zeynoşa kıyafetlerini.

Oh olsun bana; Nişantaşı, Akmerkez, Carousel, Marmara Forum ve kar kışta Palladium Mothercare de 2-3 yaş bedenlerini aradım durdum.

Tekrar ediyorum oh olsun bana. Özür dilerim Mothercare elbiselerin ve bütün aldığım kıyafetlerden çok memnunum.  Eklemek isterim ki Piyano dan da çok memnunum şimdi.

Aaa bir de burdan Burçak'a şöyle demek istiyorum, Burçak Mothercare'den hiçbirşey almadım giyecek demiştim sana artık lafımı geri almamın zamanım geldi, 1 torba kıyafet aldım, üstüne üstlük çok ta rahat kullanıyoruz. :)


Biraz Kitty seviyoruz da.


22 Şubat 2012 Çarşamba

Zeynep Ne Yer Ne İçer

Zeynep 1 gün içinde saat kaçta ne yer ne içer;

Zeyno saat 8 de kalkar.

8 - 8.30 arası 170ml Pınar Çocuk devam sütü + 40 ml Hipp Organik Meyve Püresi karışımını miydeye indirir

10.00 - 11.00 arası seçenek1: tost
                               seçenek 2: 1 krep, 1 parça dil peyniri, kaşar peynir veya beyaz peynir (kendi seçimine bağlı prensesin)
                               seçenek3: 1 dilim Doygun tam buğday ekmeği ve peynir, salatalık, zeytin yer.
(Bu ay içinde 4 kere yumurtanın beyazını yemek istediğinide eklemek isterim)

13.00 - 13.30 arası çorba içirmeyi veya sulu yemek veya sebze yedirmeyi tercih ediyorum. Örnek olarak kıymali yeşil mercimek yemeği, enginar çorbası, brokoli çorbası, mercimek çorbası, ezogelin çorbası, havuçlu şehriyeli tavuk çorbası (çok seviyor), yoğurt çorbası (uzun zamandır yemiyor), kıymalı tarhana çorbası (uzun zamandır yemiyor), taneli sebze çorbası (en sevdiği). Aklıma geldikçe eklemeler yapacağım.

14.00 öğlen uykusu vakti. 2. posta170ml Pınar Çocuk devam sütü + 40 ml Hipp Organik Meyve Püresi hazırlanır ve Zeyno süt karışımını bitirir ve uykuya dalar. Saat 16.00'ya kadar genellikle uyur.

16.30 - 17.00 arası 1 dilim kek veya kahvaltılık birşeyler, börek (ıspanaklı, tavuklu, peynirli vs.)
Bu öğün meyve ve yogurt yiyemeyen 1 bebeğim olduğu için beni tatmin etmeyen bir öğün.

19.00 - 19.30 arası ise akşam yemeğimizin zamanı. 3 köfte ve pilav veya balık, kuskus veya izmir köftesi (havada uçuyor) veya zeytinyağlı havıuç ve domatesli makarna veya kıymalı makarna ve zeytinyağlı fasulye.

21.00 -21.30 da ise uyumaya gidiyoruz.  3. posta170ml Pınar Çocuk devam sütü + 40 ml Hipp Organik Meyve Püresi son kez hazırlanır ki Zeyno içsin, uyusun ve büyüsün diye.

İşte bizim bir gün boyunca aşağı yukarı yediklerimiz bunlar.

Yarasın kızıma :)

Notlar:
2 yaşına 1 ay kala yediği çorba miktarı için ölçü vermem gerekirse 360 ml'dir.
Hafta da en fazla 4 en az 2 öğün olmak üzere balık yedirmeye çalışıyorum. Yaz tatilimizde ise 9 gün boyunca her öğlen taze deniz levreği yedirmiştim kızıma.


Zeyno sabırsızca balık yemek için babasının servisini bekliyor.
Beyaz ekmek evimizde yenilmiyor, o nedenle ona da yedirmiyorum ancak görür ve isterse vermekten de çekinmiyorum.
Bu arada sabah ki süt ve meyve karışımına 1 gün bal 1 gün pekmez koyuyorum.
Maalesef pekmezi tek başına veya suya karıştırılarak tüketmiyor. Pekmezin portakal suyuna karıştırılması ise daha da yararlı ancak bizim durumumuzda imkansız bir içecek tüketimi ama aşağıdaki bilgi her gıdayı tüketen çocukların ebeveynleri için yararlı lütfen öğrenelim;

Süte katılan pekmez deki durum böyle; sütün içinde bulunan kalsiyum, pekmezde bulunan demirin emilimini azaltıyor.
Portakal suyunun içine katılan pekmez de ise şöyle; Demir, C vitamini ile birlikte tüketildiğinde emilim artıyor ve C vitamini demirin vücutta daha iyi kullanılmasını sağlıyor.
Bu sebeple pekmez, süt yerine portakal suyu ile karıştırılırsa çok daha faydalı olacaktır.

21 Şubat 2012 Salı

Zeynep'in kelimeleri

Bugünkü yazımın konusunu Hürriyet gazetesindeki bir makale belirledi. I phone'uma Zeynep 16 aylıkken yazdığım bir notu da yazıma ekleyeceğim. Zaman zaman elim bu notun üzerine gidiyordu silsem mi silmesem mi bilemiyordum, şimdi buraya aktardıktan sonra gönül rahatlığıyla silebilirim. Zaten günlük tutmak yerine blog açmak istememin nedeni de buydu, belleğimden veya telefonumdan silenecek olsada burdan silinmeyecek ve birgün Zeyno bunları okuyacak.

Hürriyet gazetesinde makalenin başlığı şöyle; 'Çocuk en geç 2 yaşında konuşmalı'.
Ebeveynlere 310 sözcüklü bir liste verilmiş ve cocuklarının kullandığı kelimeleri işaretlemişler ve bu çocuklar 15 yıl gözlenmiş. Sonuç; 2 yaşında 150 - 310 sözcüğü rutin kullanmayan çocuklar daha başarısız ve sosyalleşmeye ilişkin sorunlar görülebiliyormuş. Ayrıntılı bilgiye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz;
http://www.hurriyet.com.tr/planet/19963165.asp.

SÖZCÜKLERDEN BAZILARI: Anne, baba, süt, meyve suyu, merhaba, top, evet, hayır, köpek, kedi, burun, göz, muz, araba, sıcak, teşekkürler, ayakkabı.

Ben ise yazın Fatih, Zeyno ve ben Saroz' dan Assos'a giderken Zeynep'in 10 aylıktan (konuşmaya ve yürümeye 10 aylıkken başladı) 16 aylığa kadar ki sürede kullandığı kelimeleri telefonuma not etmiştim. Tabi ki aklıma gelenleri, işte o kelimeler;

 Zeynep'in incileri :)

Anne
Baba
Dede
Anneanne
Babayya (Babaanne)
Koy
Su
Bağ (bağla)
Alma
Kaka
Mama
Pis
Meme (emzik)
Ayakka (Ayakkabı)
Ayı
Dayı
Maymun
Baby
Bebe
Kukulu (Huggies little swimmers)
Abi
Abla
Nene
Vermem
Bye Bye
Hallo (Almanca merhaba :))
Hello (İngilizce Merhaba)
Tschüss (Almanca hoşçakal)
Babi (Abimin lakabı)
Leve (Amcası Levent)

Top
Gola (Coco Cola)
Toka
Coco Cola
Alo
Vak vak
Me
Mo
Bir
Allah
Amin
Miyav
Hırka
Attı
Doğdun
Bitti
Onu
Kaykay
Haydi
İa (Nedense tersten eşşek sesi)
Gitti
Kalk
Burun
Duru
Kalk
Kuduruk
Mandal
No



20 Şubat 2012 Pazartesi

Zeynep'in Gıda Alerjisi 1

Merhaba,

Haftaya çok yorgun başladım, yorgunluğumun nedeni ise ilk yazımın konusu olacak. Zeyno yani gelecek ay 2 yaşında olacak olan biricik kızım. Gıda alerjisi yüzünden çok yorucu saatler geçirdi ve tabi geçirtti.

Zeynep dogdugundan 6 aylığa kadar bebek dokturumuz gıda alerjisi olduğunu anlayamadı. Zaten 7.5 ay emzirdiğim için ilk dönemler fazla problem yaşamadık ama alerjik oldugunu gösteren bazı durumlar vardı. Normal dediler bizde normal olarak algıladık. 6. ayda başlatılan ek gıdalarla başladı asıl serüvenimiz ve alınan tup tup kanlar, yapılan testler gidilen doktorlar sonrasında iri moleküllü protein alerjisi çıktı kızımda.

Sizlere öncelikle 6. aya kadar gördüğümüz belirtileri sıralamak istiyorum;

Aynı gün içinde 19 kere dışkılama (bu duruma doktorun normal demesine benim de inanmama bugün inanamıyorum)
Ciltte kızarıklık ve kabartılar (profesör olan bir doktor bunun sıcaktan olduğunu ve cildinin çok hassas olduğunu belirtti, daha sonra götürdüğüm başka bir profesör ise diğer profesör  için nasıl profesör o ciltteki kızarıklık çocuğun yediği ile ilgilidir sizi uyarması gerekirdi şeklinde yorum yaptı.)

Zeynep'in meyve yedikten sonraki kırmızı yanakları

İlk 3.5 ay dogum yaptıgım hastanenin bebek doktoruna gittim, 3.5 aylıktan 6.5 aylığa kadar ise aynı hastanenin başka bir  şubesindeki bebek doktoruna gittim (tavsiye üzerine ki tavsiye eden arkadaşlarım halen memnunlar ve gitmeyi sürdürmekteler) Bu arada profesör bir cildiyeciye gösterdim bebeğimi ancak kimse derdime çare bulamadı. 6 - 6.5 aylıkken testler yapıldı ve inek sütü, dana eti, yumurta, yogurt vs. yani herşey de diyebiliriz. Testleri elimize aldık tuttuk başka bir profesörün yolunu, öğrenmek için ben ne yiyeceğim içeçeğim ki bebeğim rahat etsin (daha emziriyordum o dönemler) ve tabi ona neler yedireceğiz. Maalesef bu dönemde gittiğim doktorlar o veya bu nedenle çare olamadılar derdimi. Geç olsada hem beni hem bebeğimi rahatlatan doktor Nesim Bey oldu. Nesim Bey'i ilk halam tavsiye etmişti sonra bir arkadaşım ancak bu kadar doktor gezmem gerekiyormuş gidene kadar.

Sonuc Zeynep 1 yaşına kadar sebze çorbası (tavuk etli veya kuzu etli) ve alerjik çocuklar için olan Milupa'nın Pregomin AS isimli sütünü (1.5 yaşına kadar) içerek büyüdü.Belli bir dönemi geçtikten sonra, sütünün içine Hipp organik meyve püresi koymaya başlamıştım. Çünkü hiç bir koşulda meyveler asidik olduğu için yemeyi tercih etmiyordu benim alerjik kızım. Bir süre kaşıkla yedirmeyi denedim ancak bu aylar boyunca çok zorlanıyordu, sütle birlikte ise severek tükettiğini gözlemledim ve bu nedenle rahat ettiği şekilde tüketmesinin daha sağlıklı olduğuna karar verdim. Zeynep e hiçbir zaman ısrarla yemek yedirmiyoruz birşeyi yemek isterse yiyiyor istemezse yememe hakkına sahip. Zaten bir çok tadıda yaşıtlarından çok geç keşfetti ve halen keşfetmekte.


Zeynep halen yoğurt, yumurta, muz, portakal, fistık, ceviz gibi gıdaları saf tüketemiyor. Eğer tüketirse vücudu bazen tepki veriyor, bazen vermiyor. Kesin tepki verdiğini bildiklerimizi hiç ortalarda bırakmıyoruz ve tüketmemesine özen gösteriyoruz. Bu sabah yumurta istedi ve hemen haşladık. Sarısını ağzına bile koymuyor nedense, daha alerjik olduğu bilinen beyazını yemek istiyor bu son 1 aydır. Bu ay içinde 3. veya 4. defa yedi yumurta beyazını. Ama bu sabah yediğinde yüzünde parça parça kızarıklıklar oluştu ve yemeği kendi bıraktı yarım saat sonrasında ise çok hırçınlaştı herşeye huzursuzlandı, hiç durmadan 1.5 saat boyunca ağladı. Pazartesi günleri kahvaltıdan sonra yuva günü, 1 saat oyuna gidiyoruz, hazırlandık bütün huzursuzluğumuza rağmen arabaya bindik ve dahada arttı ağlaması, kahvaltısını kustu arabada, o yüzden eve döndük. Yıkanma faslı başladı ancak ağlama krizi devam etti artan bir şiddetle, kustuğu için üzgün ve mutsuz ayrıca çokta sarsılmıştı. Babasını istedi aradım, babası işten döndü geldi. Yıkandıktan sonra hemen Pınar çocuk devam sütü yapıldı ve içine bir kaç damla alerji ilacı (Zyrtec) konuldu ve 15 dakika sonra annesinin bir tanesi, hiç ağlamayan, dünyanın en mutlu bebeği geri döndü. Babasıyla birlikte tavuksuyuna havuçlu şehriyeli çorbasınıda içti, babamızı işe tekrardan yolladık ve 2 saatlik öğlen uykumuza yattık.

Herkese önce sağlık diliyorum....
Bu konu ile ilgili daha çok yazacaklarım var.